Günümüzde her şey değişip dönüşüp evrilirken; herkesin az da olsa kenarından köşesinden dahil olduğu teknoloji konusu da, hem kişiler hem de şirketler için, daha önce eşi benzeri olmayan uçsuz bucaksız bir dijital platformuna doğru katlana katlana büyüyor. Bu büyüme akabinde tüketici için yeni dijital alışveriş kültürünü de beraberinde getiriyor.

Dijital teknolojik platformlarda tüketici ile buluşan şirketlerin, bu seferde yeni dijital alışveriş kültürü ile bu platformlarda tüketicinin duygularını ve tepkilerini anlamaları gerekiyor. Bunun içinde sanıyorum ki biraz daha veri, sonuç ve eylem odaklı analitikçi bir yaklaşım olan kurumsal iş zekâsı gündeme geliyor. Dünyanın büyük bir hızla değiştiğine, yeni dijital dünya araçlarının herkesi ve her şeyi birbirine oldukça yakınlaştırdığına şahit olduğumuz günümüzde bu teknoloji ile dijital dönüşüme ayak uyduramayan şirketler haliyle geride kalıyor. Burada şirketlerin dijital değişim ve dönüşümü hayata geçirmeleri için, ilk basamak olan kurum kültürüne sadık kalıp üzerine bir de kurum iş zekasını eklemeleri kaçınılmaz oluyor.

Peki, siz bu yeni dijitalleşen dünyanın neresindesiniz?

Rekabetin çok hızlı artmasıyla birlikte, gücün müşterinin eline geçmesi şirketlerin itibar yönetimlerinin özellikle dijital dünyada daha özenli ele alınmasına neden oluyor. Bugünü verimli kılmak geleceği öngörebilmek içinse, önemi git gide artan ve aynı zamanda bir verimlilik aracı olmaya başlayan kurumsal iş zekâsı konusu dijitalleşen dünyada oldukça değer kazanmaya başlıyor. Kurumların kısa, orta ve uzun vade hedeflerine ulaşması için alınan kararların ham verilerle işlenerek analiz edilmesi ve birbiriyle uyumlu hale getirilip her seviyedeki yöneticiye uygun bir şekilde aktarılması artık kaçınılmaz görünüyor. Şirket stratejisini veri yöntemleri ile dönüştürülebilmeye olanak sağlayan kurumsal iş zekâ modeli tüketici için yeni projeler üretmenin ve ihtiyaçları belirleyip taktiksel kararlar almanın en kapsamlı yolu gibi görünüyor.

Burada en kritik nokta, şirket için önemli bir verimlilik aracı olan bu modelinin hayata geçebilmesi için, oluşturulacak olan verilerin bilgiye dayanması, tüm bilginin yoruma, yorumun karara, kararında eyleme dönüşebilmesi gerekir.

Sürdürülebilir bir büyüme için, şirketlerin kurumsal iş zekâsı ile tüketicilerine bir değer yaratmaları dijital değişim ve dönüşü hızlandıracaktır. Bunun içinde tüketici ilişkilerini sağlamlaştırmak ve insan davranışlarını devreye sokmak dijital değişim ve dönüşümünde en önemli adımıdır.

“Rekabet artıyor, başarının anahtarı ise ‘dijital dönüşüm’den geçiyor”

Dijital dönüşüme en hızlı ayak uyduran sektörlerin başında bankacılığın geldiğini anlatan IBM’in Middleware Genel Müdürü Marie Wieck: “Kısa süre önce bir bankacı ‘insanlar artık bankacılıkla ilgileniyor, bankayla değil’ dedi. Bu da bankaların dijital dönüşümünü rekabetçi yeni fırsatlara çevirmelerinin zorunlu hale geldiğini gösteriyor.” konuşmasına dikkat çekmeden geçemeyeceğim.

Tüm bunlardan yola çıkarak, iş modellerini buna uyumlu hale getirebilen dijital dönüşüme ayak uyduran markaların önemli kazançlar elde edebileceklerini söyleyebiliriz. Uyum sağlayamayanlar ise zamanın gerisinde kalarak kaybedenler arasındaki yerlerini alacaklar gibi görünüyor.