Markalaşma Hikâyem…


1994 yılında henüz 23 yaşındayken üniversiteyi bitiren genç bir kız olarak, cebimde tasarım eğitimim, aklımda gerçekleştirmek istediğim yaratıcı fikirlerim ile beni bekleyen dolu dolu bir kariyerden habersiz hayata ilk adımlarımı atmak üzereydim….

Benim hikâyem 1971 İstanbul’unda başladı. Önce Özel Şişli Terakki Lisesi’ni, ardından da erken yaşlardan itibaren ilgi duyduğum sanat eğitimi için Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni bitirdim.

Üniversitenin disiplinli eğitimi, devam zorunlulukları ve projeleri arasında deneyim kazanmak için iş hayatında da yer almaya başladım ve okul sonrasında o dönemin önemli firmalarından birinde tasarım ve reklam halkla ilişkiler sorumlusu olarak profesyonel iş hayatına ilk adımımı attım. Bu ilk işin ardından devamlı yükselen kariyer yolumun devamı da geldi. Devamında CarrefourSA, Demsa Holding, Sarar, Nike Türkiye, Garanti Bankası gibi sektör devlerinin de aralarında olduğu firmaların pazarlama ve marka süreçlerini yönettim.

Çalıştığım marka ve projelerde yurt içi ve yurt dışında ödüller almış güçlü markalarla çalışıyordum ancak perakende sektörünün hem trendleri hem de yaratıcılığı barındıran; devamlı gelişen ve değişen dinamik bir sektör olduğunu biliyordum ve yaptığım, elde ettiğim başarıları daha ileriye taşımak istiyordum. Her zaman öğrenmeyi ve gelişmeyi seven biri olarak tüm hayatım boyunca devam eden bir eğitim ve gelişim sürecini iş hayatımda da devam ettirdim. California State Üniversitesi gibi pek çok saygın kurumda pazarlama, reklam ve sanat alanında eğitimler aldım, her birinden global bilgiler ve yeni fikirlerle ayrıldım.

Kurumsal hayatıma markalaşma konusundaki deneyimlerimi daha fazla değerlendirebilmek için ara verdim ve stratejik pazarlama, marka yönetimi ve süreçleri marka iletişimi üzerine Forever New, Max Fashion, Vero Moda, Pieces, GNC Türkiye, Turkcell, Yataş Group ve Doğan Holding bünyesinde ki markalara danışmanlık hizmeti verdim. 360 derece marka iletişim modelim ile çalıştığım markaların rakipleri arasından sıyrılmasına yardımcı oldum.

2014 yılına geldiğimde ise deneyim ve birikimlerimi daha fazla insana ulaştırabilmek istedim ve ilk kitabım olan “Ben Marka Olsam’ı çıkardım. Bu kitap aslında bugüne kadar aldığım eğitimler, edindiğim deneyimler ve sahip olduğum yaratıcılığı harmanlayarak zaman içerisinde geliştirdiğim markalaşmaya bakışımı net bir şekilde ortaya koyduğum bir çalışma oldu. Benim yaklaşımıma göre standart formüllerin dışında her markanın kendine ait özel bir hikâyesi vardı ve ortak hikâyede buluşan tüketicilere doğru ve samimi bir şekilde aktarabilmek fark yaratmayı sağlayacaktır. Kitabımda bu bakış açımı ve deneyimlerimi çocukluğumda sıkıcı derslerde yaptığım gibi kendime bir masal sahnesi kurarak anlattım, böylece sadece teorik değil marka ve pazarlama kitaplarından daha akıcı bir dil ve farklılık yakalamaya çalıştım. Kurduğum masallara 2015 yılında çıkardığım “Seni Yine Severdim” adlı romanımla devam ettim. Yakın bir tarihte okuyucu ile buluşacak olan kişisel/kurumsal marka olmanın, bütünüyle kendini yaratma sanatı olduğunu vurgulayan üçüncü kitabım ise, bir başucu kitabı niteliğindedir. Hem 20 yıllık profesyonel hayatımdan, hem de danışanlarımın yaşadığı gerçek hikayelerden yola çıkarak hazırladığım bu kişisel gelişim kitabı, kendini kimliğini bir markaya dönüştürmek isteyen herkes için yol haritası sunmaktadır. Günümüzde, birçok insan hem kariyerinde hem de özel hayatında pek çok problem yaşıyor. Bu kitap kişiyi kendi iç dünyasına bir yolculuğa çıkarıp yeteneklerini, zayıf yönlerini, potansiyelini ve hayallerini yeniden gözden geçirmesine, sorunlu gördüğü alanları iyileştirmesine ve nihayetinde kendisini mutlu edecek bir kimlik ve bu kimlikten de bir marka yaratmasına ön ayak olacak bir rehber niteliği taşımaktadır.

Ayrıca bu üçüncü kitabımda, uzmanlık alanım olan markalaşma ve iletişim yöntemleriyle, önce bireylerin duygu ve düşüncelerini özümseyerek bir analiz yapıp, sonra analizin sonucunda kişinin kendini tekrar yaratacak gücü bulmasını ve bu gücü geliştirerek hayatına ve kariyerine doğru yön vermesine yardımcı olmayı hedefliyorum. Amacım; Türkiye’de ister kurumsal bir şirkette çalışıyor olun isterseniz bir üniversite de öğrenci ya da iş arayan bir birey, markalaşma adımlarını takip ederseniz istediğiniz işi veya kariyeri yakalamanın her zaman mümkün olduğunu göstermektir. Onun için kitapta, markalaşma olgusunu bireylere anlatarak onların markalaşmaktan korkmamaları gerektiğini örneklerle açıklıyorum. Çünkü kişisel markalaşma süreci bireye mutluluğu ve başarıyı birlikte getirir. Başarılı ve mutlu bir birey, kendini geliştirebilen ve toplum tarafından fark edilen ve fark yaratan bir bireydir.

Şimdilerde ise üçüncü kitabımım heyecanıyla birlikte, marka alanında sahip olduğum Didem Moralıoğlu ismimi marka olma ve markalaşma konularında kişilere ya da gruplara danışmanlık vererek, özel eğitim ve seminerler düzenleyerek “Markalaşma Süreçleri ve Stratejik Pazarlama” konularında çalışmalarıma devam ediyorum. Ayrıca ünlülerin marka iletişim danışmanlığıyla birlikte, Türkiye’nin önde gelen web siteleri ve dergilerinden Harvard Business Review, Marquette dergisi ve perakende.org için köşe yazarlığı çalışmalarıma devam ediyorum.

Sevgilerimle,
Didem Moralıoğlu