Globalleşen dünyada üretim ve ticaret dinamiklerinin yanı sıra, tüketici isteklerinin de dönüşüme uğraması, marka sahiplerinin sınırlı kaynaklarını nasıl, nerede ve ne zaman harcamaları gerektiği konusunda bir marka danışmanına ve marka danışmanından alacağı marka olma hizmetine ihtiyaçlarını da arttırdı. Hatta artık markalar için geleneksel marka iletişimini gözden geçirerek bir marka danışmanı gözetiminde yeni marka iletişimine evrilmek bir zorunluluk haline geldi.

Marka olmak için reklam ajansı ile mi yoksa bir marka danışmanı ile mi çalışmalı?

Geçmişten günümüze dek reklam ajansları, markaların mesajlarını belirleyerek seçtikleri kanallar aracılığıyla yayınlama yöntemiyle markaları yönlendirdiler. Burada mümkün olduğunca hedef kitleye erişme hedefi güdüldü. Fakat günümüzün gitgide sosyalleşen ekonomi dünyasında tüketiciler, gittikçe sayısı artan medya kanallarındaki reklamlara çok daha az ilgi göstermeye başladılar. Artık tüketiciler, vakitlerinin çoğunu sosyal medya kanallarında ya da belli bir konuya odaklanan kendi kurdukları sanal topluluklarda geçiriyorlar. Dolayısıyla bir ürüne ya da hizmete ihtiyaç duydukları anda araştırma yapar hale geldiler. “Bütün bu gelişmeler ise reklam ajanslarının ve reklamcılığın bittiğini mi gösteriyor?” sorusunu akıllara getiriyor. Bu sorunun yanıtı, “kesinlikle hayır” olmalıdır. Çünkü günümüzde hala iyi reklam ajanslarına ve iyi reklamcılara ihtiyaç var. Sadece süreç değişti. Yani reklam ajansları bir markanın oluşumundaki sorumlulukları artık alamaz hale geldiler. Geçmişte markalaşma ve reklamcılık faaliyetleri pazarlamanın birer kolu olarak çalışıyordu. Günümüzde ise pazarlama ve reklamcılık faaliyetleri markalaşmanın yani, marka danışmanlığının bir kolu haline geldi. Dolayısıyla hedef kitleye ulaşmak için markasını doğru yapılandırması gerektiğinin bilincinde olan kuruluşlar için, bir marka danışmanı ile çalışmak ondan marka danışmanlığı hizmeti almak önemli bir zorunluluk haline geldi.

Markalaşma stratejik, reklam ise taktik bir süreçtir.

  • Bir marka danışmanı, markayı gerek içeriden, gerekse dışarıdan geliştirecek stratejileri kapsayan ayrıntılı bir plan tasarlar. Bu bütüncül yaklaşım içerisinde reklamcılık faaliyetleri yanı sıra, müşterinin yüz yüze geldiği departmanlar ve onların markayı pazarlama becerilerini de kapsayan önemli konular yer alır.
  • Bir marka danışmanı, markanın gerektirdiği organizasyonu oluşturmak için en iyi kaynakların araştırmasına girer. Bir markayı reklam brief’i ile tanımlamak mümkün değildir, fakat ayrıntılı bir marka planı ile bu iş kolaylıkla yapılabilir. Marka danışmanlığı, tam da bu noktada devreye girer.
  • Bir marka danışmanı, işinizi, sektörünüzü, süreçlerinizi, sitemlerinizi ve paydaşlarınızı da denetim ve analiz sürecinden geçirerek sizi ileriye taşıyacak yöntemler belirler. Markanız için sadece reklamlara değil, aynı zamanda Ar-Ge, satış, üretim, tedarik zinciri, müşteri ilişkileri ve operasyonel stratejilere de ihtiyacı vardır. Markalaşma süreci bir reklam ajansındaki kreatif direktöre bırakılamayacak kadar stratejik unsurlar içerir. Dolayısıyla sadece pazarlama inisiyatifi haricinde üst düzey yönetimin de içinde olması gereken bir süreçtir. Bir marka danışmanı, sürece üst düzey katılımın olması için çalışmalar gerçekleştirir ve sağlıklı sonuçlar ortaya çıkar.
  • Bir marka danışmanı, mevcut müşterilerle optimum seviyede marka iletişimi kurabilmek için özel datalar toplayarak özgün analizler yapar.
  • Bir reklam ajansı rakiplerin hamlelerine göre pozisyon alıp teklifler sunarken, bir marka danışmanı sadece rakiplerin durum bilgisini rekabetçi bir avantaja çevirmeye odaklanır. Bu bilgilerden strateji üretilmesine izin vermez; çünkü başarılı organizasyonların çevik hareket ettiğinin farkındadır.

İster bir start up sürecinde olun, isterseniz markanızın yenilenmeye ihtiyacı olduğunu düşünün, Didem Moralıoğlu’ndan alacağınız 360 ° marka danışmanlığı ile farklılaşmak, işinizi ileriye emin adımlarla taşıyan bir karar olacaktır.

Saygılarımla,