Bir markanın gücü yayılma alanıyla ters orantılıdır.
Marka isminizi herşeye koyarsanız, o isim gücünü yitirir.
Chevrolet’yi düşünün ilk olarak aklınıza ne geliyor? Chevrolet uzun süre Amerika’da en çok satan araba markası olmuştur. Pekçok modeli vardır. Bir Chevrolet deyince bir

kamyon da anlaşılabilir, lüks bir araba da. Bu nedenle üretilen her şeyin üzerine
Chevrolet yazmak kısa vadede satışları artırabilir ama uzun vadede tüketiciler
“Chevrolet nedir?” sorusuna cevap verememeye başlarlar. Bu da “Chevrolet” markasının gücünü baltalar. Tüketicilerin kafasında binlerce tahterevalli vardır. Eğer Corvette hızlı bir araba ise Chevrolet başka bir şey olmalıdır. Aynı anda iki araba hızlı olamaz. Hızlı araba denince ilk akla gelen tek bir marka olabilir. Tüketicileri markaların dar bir alanda faaliyet göstermesini ve tek bir kısa kelimeyle ifade edilebilmesini isterler. “Markayı genişleterek kısa vadede ek satışlar elde etmek, markalama kavramının tersine işlemesine yol açmaktadır. Tüketicinin zihninde güçlü bir marka yaratmak istiyorsanız, markanızı daratlmak zorundasınız; genişletmek değil. Uzun vadede markanızın yayıldığı alanı genişletmek, gücünüzü azaltacak ve imajınızı zayıflatacaktır.