didemoraliogluŞirketlerin ve markaların bir stratejisi olmalıdır. Bu stratejinin merkezinde müşteri olması gerekmektedir.

Strateji; tutarlı, nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan bir değer inşa edip bunu markanın hedef pazarında sunmayı amaçlayan bir bağdır.

Eğer rakipleriniz ile aynı stratejiye sahipseniz, bir stratejiniz yok demektir. Eğer stratejiniz farklı ise, ama kolayca taklit edilebiliyorsa, zayıf bir stratejidir. Eğer strateji emsalsiz bir biçimde farklıysa ve taklit edilmesi zor ise, güçlü ve sağlam bir stratejiniz var demektir. Eğer bir marka rakipleri ile aynı parkurda koşuyorsa, rakipleri ona yetişebilir. Markaların gerçekten ihtiyacı olan farklı bir parkurdur.

Özel bir grup müşteriyi ve onların gereksinimlerini hedefleyen ve farklı yararlar karması sunan markaların bir stratejiye sahip oldukları söylenebilir. Strateji geliştirmenin en iyi yolu, müşterilerin nelerden hoşlandığını anlamak onlara hoşlandıklarından daha fazlasını vermek, nelerden hoşlanmadıklarını bilmek hoşlanmadıklarını daha az yapmaktır. Bunu içinde pazarda vakit geçirmek gerekmektedir.

Dünyanın en büyük mobilya perakendecisi IKEA, önemli bir şehirde düşük maliyetli bir arsa bulur; oraya, içinde restoranı ve çocuk bakım merkezi olan dev bir mağaza inşa eder; müşterilerin kendi arabaları ile evlerine götürüp monte edebileceği iyi kalitede mobilyaları düşük fiyata sunar. Rakipleri için taklit edilmesi zor bir strateji sunar. IKEA stratejisini taklit etmeye çalışan Fransız markası Conforama ise, bunu piyasaya ilk giren ve lider bir marka olan IKEA gibi yapmaya çalışınca sektörde 1 yılını bile doldurmadan yok olur.

Al Ries ve Jack Trout bunu şöyle ifade eder: “ Strateji, bir fildişi kulenin mikropsuz bir ortamda değil, pazar yerinin çamurunda doğmalıdır.”