Her gün sayısı gittikçe artan perakende mağazalar, müşterileri çekebilmek ve diğer markalar arasında fark yaratabilmek için yeni yollar arıyor. Özellikle perakendecilikte sadece ürün çeşitliliği, ürün tasarımı ve ürün kalitesi de yeterli olmuyor. Müşterinin mağazadan içeri girebilmesini sağlamak, mağazada kaldığı süreyi artırmak için mimari tasarımın gücünden yararlanmak gerekiyor.

Bir marka, perakende mağazasına uygun mimari tasarımının nasıl olması gerektiği konusunda uzman yardımı alabiliyor. Uzmanların markanın kimliğine yönelik yaptıkları analizler sonucu mağazada kullanılacak karakteristik özelliklere karar veriliyor. Eskiz çalışmaları sonrasında mağazalar ile de görüşülerek iç tasarıma başlanıyor. Mimarlık çalışmalarının mağazalar için gerçekleştirilmesi sadece görsel olarak değil beş, hatta altı duyu organına yönelik olarak tasarımların ortaya çıkarılması için yapılıyor.

Altı Duyuya Hitap Eden Mağazalarda Müşteri Memnuniyeti

Markanın renk ve stiline uygun, rakiplerinden farklılaşmasını sağlayan seçimler, göze hitap ederken iyi bir havalandırmaya sahip olması koku organına hitap ediyor. Yeterince havalandırılmış bir alan, müşterilerin daha fazla mağazada kalmasını sağlıyor. Çalan sakin bir müzik kulağa hoş geliyor ve müziğin akışı, alışveriş zevki yaşatıyor. Ürünleri incelemek için rahatça dokunulabilmesini sağlayan raf ve askı sistemleri, mağazayı diğerlerinden farklılaştırıyor. Tat duyusunu tatmin eden tasarımlar ise daha çok yiyecek ve içecek sektörünü ilgilendiren mağazalarda ortaya çıkıyor. Yaratıcı bir sunum, hoş baharat ya da narenciye kokuları içerisinde yapılan alışveriş sıcak bir mimaride sunulabiliyor.

Beş duyu haricinde altıncı duyu ise, son aşamada öne çıkıyor. Tüm mimari tasarımın amacı da burada devreye giriyor. Tasarımın yarattığı olumlu algı, müşterilerde satın alma eylemini harekete geçiriyor ya da müşteriler, tasarımın yarattığı olumlu düşünceler ile yeniden gelmek üzere mağazadan ayrılıyor. Yıllardır yapılan mağaza tasarımları, öncelikle alanın düzenlenmesi ve iyi görünmesini sağlamak için olsa da rekabetin arttığı bu dönemde mağaza tasarımları, sadece ürünü satmak için tasarlanmaktan uzaklaşıyor. Ayrıca tasarım sonucunda, müşteri satın alma eylemini gerçekleştirsin ya da gerçekleştirmesin oradan olumlu bir algı ile ayrılabilmesi önem taşıyor.

Perakende mağazacılıkta, yeni teknolojilerin de yardımı ile tasarımlar farklılaşıyor ve mimarlık alanına inovatif malzemeler ekleniyor. Markalar, bu fırsattan yararlanarak mağaza içi dizaynlarını farklı bir noktaya taşıyabiliyor. Böylece teknolojinin yarattığı görsel estetiğin yanında pratik kullanıma sahip otomatik sistemler sayesinde de ortaya mükemmel sonuçlar çıkabiliyor. Ayrıca sade tasarımlar ve geri dönüşümlü malzemelerden üretilen dekoratif ürünler sayesinde, çevreye duyarlı sistemler de artmaya başlıyor. Yenilikleri takip eden mağazalar, rakiplerinin önüne geçerek müşterilerini memnun etmeyi başarabiliyor.