2Yönetim; dengeleme ve çelişkileri dengede tutma işidir. Harvard’dan Rosabeth Kanter şu gözlemde bulunmuştur; “Nihai kurumsal dengeleme eylemi: Kes ve büyü. Kırp ve inşa et. Daha fazla başarı elde et ve bunu daha az kaynakla yeni alanlarda gerçekleştir.”
Bir şirkette herkesin farkı bir gündemi vardır. Reklam müdürü şirketin kurtuluşunun daha fazla reklamdan geçtiğini düşünür, satış müdürü daha fazla satışçı ister, satış promosyon müdürü teşvikler için daha fazla para ister, AR&GE departmanı yeni ürün geliştirme için daha fazla para ister.
Sorun şu ki, eğer her departman sadece kendi işini yaparsa şirket başarısız olur.
Departmanların şirket gündemleri değil, kendilerine özgün gündemleri vardır. Yeniden yapılanma zihniyetinin bize verdiği armağan odak noktasının departmanlardan uzaklaştırıp ana süreçlerin yönetimine doğru çevirmektir. Her bir ana süreç – ürün geliştirme, müşteri çekme ve elde tutma, siparişi karşılama- farklı departmanların takım çalışması yapmasını gerektirir. Giderek artan bir biçimde, büyük şirket projeleri departman projeleri olarak değil disiplinler arası takım projeleri olarak lanse edilmektedir. Yönetim asla tedbiri elden bırakmamalıdır. İş dünyası bitiş çizgisi olmayan bir yarıştadır. Intel’in eski CEO’su Andrew Groove, Groove yasasını şart koşmuştur; “Sadece
paranoyaklar hayatta kalır.” Ancak Japonlar yönetim işini daha olumlu görüyor ve Kaizen diyorlar: “Herşeyi her zaman herkesle gerçekleştirmek.” Arada sırada gerçekleşecek dev bir hamle için niyaz etmektense işlerini her gün geliştirmeyi tercih ediyorlar. Daha iyiye gitmeyen şirket, daha kötüye doğru gider. Öte yandan, hali hazırdaki operasyonların verimliliğini geliştirmek pek yeterli değildir. İyi yönetimin bu şekilde tanımlanması pek çok işletmeyi çöküşe sürüklemiştir. Yönetim geride kalıp dışarı gezinmeyerek şirketi riske atar. Yönetim, işe, dışarıdan baktığında müşterilerdeki, rakiplerdeki ve kanallardaki değişimleri yakalayamaz. Tehditleri ve fırsatları kaçırır. John Le Carre’ın gözlemi şöyledir; “Bir masa, dünyaya bakmak için tehlikeli bir yerdir.”
Çoğu şirket yönetim kurulları tarafından yönetilir. Peter Drucker’ın yönetim kurulu hakkındaki gözlemi şu yöndedir: “Yönetim” dediğimiz şeyin %90 işlerin yapılmamasını zorlaştırmaktır.